Eşitlik İçin İzmir Buluşması’nın Ardından

esitlikicinizmirbulusmasiKonak Kent Konseyi, Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği ve Kaos GL Derneği’nin düzenlediği “Eşitlik İçin İzmir Buluşması” İzmir Kaya Prestige Otel’de başladı. İzmir, Hollanda ve Almanya’dan yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler ve LGBTİ aktivistlerini bir araya getiren buluşmanın açılış konuşmasını Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş yaptı.

“Kanun önünde eşitlik ifadesi yeterli değil”

Eşitlik kavramının altının
doldurulması gerektiğini hatırlatan Pekdaş, “Kanun önünde eşitlik ifadesi yeterli değil. Çünkü hepimiz birbirimizden farklıyız. Birbirinden farklı olan, farklı ihtiyaçları olan insanlara eşitsiniz demenin kendisinin eşitsizlik yarattığını fark ettik” dedi.

Anayasaya kadın-erkek eşitliğinin yazılması sürecinde yaşananları özetleyen Pekdaş şöyle devam etti:

“Sınırlı bir sayım eşitlik için esitlikicinizmirbulusmasi1-2alınması gereken tedbirler açısından yeterli değildir. Farklı gruplar için alınması gereken tedbirlerin açıkça yazılması ve uygulanması eşitliğe aykırı değildir. Ancak adı geçmeyen, sayılmayan gruplar bu eşitlikten faydalanamıyor. Bizim bundan 25 yıl önce ‘kadın-erkek eşittir’ yazalım iyi niyetimizin de yetersiz olduğunu gördük. Artık sadece cinsiyet eşitliği demiyor, cinsel yönelim de diyoruz. Öncelikle önyargıları kırmak, bu alandaki mücadeleyi yükseltmek gibi bir görevimiz var.”

“Tutuklamalar son bulsun!”

Pekdaş’ın ardından Konak Kent Konseyiesitlikicinizmirbulusmasi1-3 Başkanı Hamit Mumcu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile toplumsal muhalefetin hedef alındığını belirterek, Cumhuriyet gazetesi, HDP ve CHP’ye dönük baskı ve tutuklamalara değindi, “Bütün tutuklamaların son bulmasını, tutuklananların serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Gerici faşist diktaya geçit vermeyeceğiz” dedi.

“Kurumsal uygulama ve dönüşümlere ihtiyaç duyuyoruz”

Kaos GL Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seçin Tuncel ise, “Meselemiz LGBTİ’lerin eşit yurttaşlar
olarak görülmesi ve yerel yönetimlerin eşit özneleri olarak sayılabilmesini sağlamaktır. Zihniyet dönüşümünün yeterli olmadığını, kurumsal uygulamalara ihtiyaç duyuyoruz. Hayatlarımızı yaşanmaz hale getiren ayrımcılık, bütün bir toplumu ve toplumsal barışı tehdit eden nefret ideolojileri hem yerelde hem de küresel düzeyde kararlı bir mücadele yürütülmediği sürece var olmaya devam edecektir” dedi.

Tuncel, Konak Belediyesi’nin esitlikicinizmirbulusmasi1-4olumlu uygulamalarına da değinerek, “Umuyoruz ki homofobi ve transfobi ile mücadele için Konak Belediyesi’nin attığı adımlar örnek haline gelecek ve kurumsal uygulama ve politikalarla devam edecek” şeklinde konuştu.

Buluşma, açılış konuşmalarının ardından “Kentte Kimler Yaşıyor? Eşitlik Sorunlarımız Neler?” oturumuyla devam etti.

“Eşitlik İçin İzmir Buluşması”nın ilk oturumunda Konak Kent Konseyi Eşitlik Meclisi Başkanı Demet Yanardağ’ın moderatörlüğünde köşe yazarı Teodora Hacudi, Konak Belediyesi Meclis Üyesi Ali Yangır, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Kaos GL Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Melek Göregenli, Berlin Eyaleti Eşit Muamele ve Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Uzmanı Florencio Chicote, Hollanda Haarlem Belediyesi’nden Herman Lock ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Bürosu Ege Bölge Sorumlusu Fatin Allami konuştu.

“TDK ve kanunlarda eşitlik tanımlanıyor ama hayat farklı ilerliyor”

esitlikicinizmirbulusmasi1-1İlk söz alan Hacudi, ayrımcılığın
çocuklar için de geçerli olduğunu söyleyerek kızının okulda yaşadıklarını aktardı. Kızının okulda isminden dolayı diğer çocuklar tarafından ayrımcılığa uğradığını hatırlatan Hacudi, “Eşitlik kavramının TDK’ya, kanuna göre belli anlamları var ancak hayatta başka türlü ilerliyor” dedi. Hacudi konuşmasının devamında çalıştığı mahallede Suriyeli çocukların yaşadıklarını aktardı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Bürosu Ege Bölge Sorumlusu Fatin Allami ise kendisinin de mülteci çocuğu olduğunu söyleyerek, “Mülteciler nerede yaşarlarsa yaşasınlar hayatlarımızı şekillendiren kavram ve kurumların dışında değildir. BMMYK olarak bu alanda belediyelerin rolünü çok önemsiyoruz. Mültecilere çok kapsamlı hizmetler verilebilir” dedi.

Berlin Homofobi ve Transfobiyle Mücadele Eylem Planı

Berlin Eyaleti Eşit Muamele ve Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Uzmanı Florencio Chicote, “Gökkuşağı Şehri Berlin” sunumunda ayrımcılığa ilişkin görüş ve tutumlarını açıkladı. Berlin Eşit Muamele ve Ayrımcılığa Karşı Eyalet Dairesi’nden bahsetti. İş piyasası ve çalışma hayatında ayrımcılığa da değinen Chicote, Berlin Senatosu’nun LGBTİ politikasını anlattı.

Berlin Eşit Muamele ve Ayrımcılığa Karşı Eyalet Dairesi’nin etnik köken, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet, din ve inanç, engellilik, yaş, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa karşı mücadele ettiğini vurgulayan Chicote sözlerine şöyle devam etti:

“İşe isimsiz başvuruların yapılması ve bu sayede İK sorumlularının bir adayı iş görüşmesine çağırma kararının kesinlikle yeterliliğe ve niteliğe ilişkin bilgilere dayanması için bir pilot projemiz var. Bir şirket ya da kamu kurumunun nasıl trans dostu işyeri/ortam yaratabileceğine ve trans bireylerin iş piyasasına erişiminin nasıl geliştirileceğine ilişkin tavsiyelerde bulunuyoruz.”

“İşyerinde Trans Olmak” gibi broşürler hazırladıklarını da vurgulayan Chicote, Berlin homofobi ve transfobiyle mücadele eylem planlarında eğitim ve farkındalık arttırmadan kamu yönetimi ve yasal eşitliğe; LGBTİ tarihi araştırmalarından LGBTİ mültecilerin güvenliği ve desteklenmesine çok sayıda başlık olduğunu söyledi.

Konak Belediye Meclis Üyesi Ali Yangır, “Biz Romanlar olarak dışlanmadan çok çektik. Bizim Selanik’ten göçmemiz 1900’lerin başına tekabül ediyor. O dönemden beri diğer toplumlara nazaran çok mağdur olduk” şeklinde konuştu.

“Güçlendirme politikalarını geliştirmemiz gerekiyor”

Melek Göregenli, güçlendirme politikalarını geliştirmek gerektiğini belirtti. Ayrımcılığın küresel bir sistem sorunu olduğunu hatırlatan Göregenli, “Bir yandan sistemi değiştirmeye çalışırken hayatı daha yaşanılabilir kılabiliriz. Ayrımcılık; uygulanan grupları güçsüzleştirmeye, öyle hissetmeye zorlarken bizim güçlendirme politikalarına önem vermemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

Muhafazakar ve otoriter bir iktidar tarafından yönetildiğimizi, bütüncül ayrımcılıkla karşılaştığımızı hatırlatan Göregenli sözlerine şöyle devam etti:

“Nasıl bir iktidar tarafından yönetildiğimiz avantaj ve dezavantajlı olma durumlarımızı belirleyen bir şey. Muhafazakarlıkla demokratlığın bir araya gelebileceği illüzyonu yaratıldı ancak teorik ve pratik olarak biliyoruz ki bu mümkün değil. Türkiye’ye özgü bir muhafazakarlık da yok. Muhafazakarlığın iki temel göstereni var. Biri eşitsizliklere karşı tutum. ‘Ayaklar baş olmaz’ sözüyle anlatılan durum. Diğeri ise değişime direnç. Bu iki politik tavır alış dezavantajlı ve avantajlı olmanın sınırlarını belirliyor. Muhafazakarlık arttıkça insan haklarından taraf olmak azalıyor.”

“Temas olmadan ayrımcılıkla mücadele edilemez”

esitlikicinizmirbulusmasi1-5“İzmir, hep beraber yarattığımız ve sevdiğimiz bir illüzyon” diyen Göregenli, bir kentin kamusal mekanlarını o kenti oluşturan bütün farklılıkları görünür kılabilecek şekilde düzenlemek gerektiğini söyledi. İzmir’in bu noktada iyi bir durumda olduğunu belirtti. “Ama hayat temsilden ibaret değil” diyen Göregenli, çeşitliliklerin temsilinin yetmeyeceğini, temas ve karşılaşma olması ve ayrımcılıkla mücadeleye duyarlı kent planlaması yapılması gerektiğini vurguladı.

Hollanda Haarlem Belediyesi’nden Herman Lock ise Haarlem şehrinin orta büyüklükte bir şehir olduğunu söyledi. Hollanda’da göçmenlerin kendilerini değersiz hissettiğini söyleyen Lock, “Çeşitlilik zenginleştirir” misyonuyla hareket etmeye çalıştıklarını vurguladı. Ayrımcılıkla Mücadele Bürosu’nun çalışmalarını anlatan Lock, “LGBT’lerin toplumsal kabulü için çalışıyoruz. Gökkuşağı kent ortaklarımız var. Açılma Günü’nde etkinlikler yapıyoruz” dedi.

“Eşitlik İçin İzmir Buluşması”nın son oturumunda Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği’nden Erdem Gürsu’nun moderatörlüğünde İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kızbes Seyhan Aydın, Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Nazik Işık, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Itır Bağdadi ve Hollanda Capelle aan den IJssel Belediyesi’nden Zilla van der Stap konuştu.

Görünürlük veTemsil

esitlikicinizmirbulusmasi1-6“Cinsiyet Eşitliği İçin Birlikte Neler Yapabiliriz” başlıklı oturumun ilk konuşmacısı Nazik Işık, kent konseylerinde yaşanan sorunları aktardı. Sorunlara rağmen konseylerin doğrudan görünürlük sağlamak ve insanların kendileri ve örgütleri tarafından temsil edilmeleri için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Işık şöyle devam etti:

“Karabağlar’da kadının insan hakları eğitim programımız yerelin içinden gelen ve orada yaşayanların yer aldığı çok başarılı bir program. Yeni sivil toplum örgütlerinin oluşmasına ve mevcut örgütlerin bir araya gelmesine destek veriyoruz. Mayıs 2017’de Kaos GL ile birlikte ötekiler üzerine bir program yapmayı planlıyoruz.”

İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kızbes Seyhan Aydın, “Eşitsizlik hayatımızın her alanında. En kadim eşitsizlik kadın-erkek eşitsizliğidir. İnsan hakları bağlamında karar mekanizmalarına katılım hakkını geliştirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Sivil Toplumla İşbirliği

Hollanda Capelle aan den IJssel Belediyesi’nden Zilla van der Stap, 2012’den beri, merkezi hükümetin LGBT politikaları çerçevesinde çalışmalarını mali olarak desteklediğini söyledi. Capelle’nin 47 ‘gökkuşağı belediyesi’nden biri olduğunu söyleyen Stap, “2012 yılından beri açılma gününde gökkuşağı bayrağını göndere çekiyoruz. LGBT’lere yönelik ya da LGBT’leri de kapsayan politika ve çalışmaları benimsemeleri için sivil toplumla işbirliğini güçlendirmeye çalışıyoruz” dedi.

Stap; ilkokullar için çeşitlilik ve ‘Güç çemberi/Powerhoops’ atölyeleri, Theater aanZ tarafından yereldeki lise öğrencileri için interaktif tiyatro gösterileri, lisede ‘Mor Cuma’ uygulamaları, lise öğretmenlerine, Gençlik ve Aile Merkezi ekibine yönelik LGBT eğitimi, ayda bir, yaşlılar ve ilgilenen diğer kişiler için öğleden sonrası gökkuşağı içkileri ve radyo programları yaptıklarını anlattı.

Son konuşmacı Itır Bağdadi ise konuşmasına ABD seçimlerini değerlendirerek başladı. Küresel ölçekte dominant bir grubun tanımlandığı ve herkesin onun altında hizalandığını söyleyen Bağdadi, “Eskiden var olduğu söylenen, var olan bir sisteme dönüşü arzulayan bakış açısı yaygınlaşıyor. Rusya’da bunu görüyorduk. ABD’de de bunu göreceğiz. Bu durum en fazla toplumsal cinsiyet dengelerini etkiliyor. Bu tür gruplar özellikle eşcinsellere, farklı etnik grupların birbirine karışmasına ve insan haklarına karşılar” dedi.

*Bu etkinlik, Hollanda Büyükelçiliği’nin ve İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı’nın (SİDA) desteği ile düzenlenmektedir. Bu, etkinlik içeriğinin büyükelçilik ve SIDA’nın resmî görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Haber: Yıldız Tar / Kaos GL

 

sweden SIYAHPEMBE.ORG websitesi, Gökkuşağı Projesi kapsamında, İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Kurumu SIDA tarafından desteklenmektedir. | © 2014 erdemly. Her hakkı saklıdır.