Mülteci LGBTİ’ler ve Sorunları İzmir’de Konuşuldu

multecilgbtisorunlari4Mülteci LGBTİ’ler ve Sorunları paneli 19 Kasım Cumartesi günü, saat 14.30’da Hak Eşitlik Varoluş İçin LGBTİ Derneği (Hevi LGBTİ), Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTİ Derneğinin ortaklığında, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (ASAM) ve Konak Kent Konseyinin de katılımıyla, İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Moderatörlüğünü trans aktivist Demet Yanardağ’ın yaptığı panelde, İzmir Kent Konseyi Mülteci Meclisi ve Halkların Köprüsü Derneği çalışmalarından bahseden Metehan UD, Halkların Köprüsü Derneği’nin yaklaşık 2 yıl önce barış çalışmaları üzerine kurulduğunu dile getirirken, kurulduktan bir süre sonra İzmir’de mülteci sorunun baş göstermesiyle birlikte derneğin mülteci sorunları üzerine de çalışmalar yürütmeye başladığını ifade etti. Metehan UD, ‘Asıl amacımız mültecilerin yaşadıkları sorunları raporlaştırarak, bu konuda çalışmalarımız ile devletin ilgili kurumlarını harekete geçirmektir. Hem kent merkezinde hem de kent dışında mültecilerin kaldıkları yerleri ziyaret ettik ve yaşadıkları sorunları raporlaştırdık, ayrıca denizlerde yaşanan insan ölümlerine bağlı olarak yaşanan multecilgbtisorunlari1insanlık trajedisiyle alakalı sorunları gündeme taşımaya çalıştık, defalarca basın açıklaması yaptık. Biz mülteci sorununa politik olarak bakıyoruz. Mültecilerin yaşadıkları bu sorunları Ortadoğu’da yaşanan savaştan, devletlerin bu konudaki politik bakış açılarından ayrı olarak değerlendirmemiz mümkün değildir. Mültecilerin yaşadıkları sorunların bitmesi için bu savaşların bitmesi gerekir’’ dedi.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (ASAM) İzmir Şubesinden panele konuşmacı olarak katılan psikolog Merve İnaç, yaklaşık 3 yıldır bu alanda çalıştığını ve belirli birkaç farklı projelerde yer aldığını, şu an Suriyeli olmayan mültecilerle çalıştığını dile getirdi. İnaç, ‘3 yıl boyunca çok yoğun bir şekilde mülteci LGBTİ’lerin aynı problemleriyle karşılaşıyorum. Genelde birçoğu ülkelerinden aile baskısı ve sosyal ayrımcılığa maruz kalmış kişiler. Bu yaşadıkları problemlerden dolayı buraya bir şekilde kaçıp geliyorlar, ama buraya geldiklerinde de aynı problemlerin devam ettiğini görüyorlar. Bu zaten onlar için yıkıntı, hayal kırıklığı oluyor. Bu da onları yalnızlığa itiyor, hiçbir zaman hiçbir yerde onlara ait alan olmayacağını düşünüyorlar. Bunlar görüştüğüm insanlarla benim kazandığım deneyimler’’ dedi. İnaç, ayrıca mülteci LGBTİ’lerin ev ve iş bulma konusunda da zorlandıklarını dile getirirken, dil problemlerinden dolayı kendilerini ifade etmekten dolayı da zorlandığını ifade etti.

multecilgbtisorunlari2

“En acısı insanların savaşa tanıklıklarını dinlemek oldu”

Hak Eşitlik Varoluş İçin LGBTİ Derneği adına konuşan Müzeyyen Araç, mültecilik konumu ve mültecilere yönelik uygulanan hukuksal şiddetten bahsetti. Araç, ‘ Türkiye’de bir şeyler eksik gidiyor, bunun sebebi de Türkiye’nin 1951 tarihli Mülteciler Hukuku sözleşmesine koyduğu coğrafi çekincedir. Bu çekinceye göre, Avrupa konseyi ülkeleri dışında Türkiye’ye gelen kişiler mülteci olarak tanımlanmamaktadır. Burada isimlendirme şartlı mülteci ve ikinci koruma diye sistemlerden bahsedilmektedir’’ dedi.

Araç, Suriyeli Mülteciler kapsamında uygulanan Geçici Koruma Statüsüne de değinerek, mülteci LGBTİ’lerle görüşmelerinden kazandıkları deneyimleri aktardı. Özellikle savaş ve siyasal şiddet nedeniyle Ortadoğu’dan Türkiye’ye gelen Mülteci LGBTİ’lerle görüşme alırken en acısı insanların savaşa tanıklıklarını dinlemek oldu diyen Araç, görüştüğümüz Mülteci LGBTİ’lerin yaşadıkları hak ihlallerini raporlamak amacıyla çalışmaya başladık ve sayısal verilerin yeterli olmadığını görünce bunu bir kitap haline getirmeye karar verdik, dedi.

Haber: Can Kaya / Hêvî LGBTİ

sweden SIYAHPEMBE.ORG websitesi, Gökkuşağı Projesi kapsamında, İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Kurumu SIDA tarafından desteklenmektedir. | © 2014 erdemly. Her hakkı saklıdır.